
Sağlıklı ve doğru beslenme, birçoğumuzun doğruluğuna inandığı ama iş uygulamaya gelince sınıfta kaldığı bir konudur. Sınıfta kalma nedenlerimizden biri de şüphesiz yiyecek, içecek endüstrisinin her gün yeni bir tatla karşımıza çıkmasıdır. Her gün çevremizde açılan onlarca restoran, dünya mutfaklarını kapımıza kadar getiriyor. Etrafımızı bu kadar çok lezzetli yiyecek ve içecek kuşatmışken, haklı olarak hangisi sağlıklı, hangisi sağlıksız ayırt edemiyoruz. Çoğumuz farkında olmadan bir süre sonra bu lezzetlerin esiri oluyoruz. Gün geçtikçe de esaretimiz artıyor ve tüketme arzumuzla birlikte bol bol yiyoruz, içiyoruz sonunda da varılan noktada sağlığımızı kaybediyoruz. Etrafımızı saran lezzet bombardımanına karşı ortaya çıkan bilgi ve öneri bombardımanında da ne yapacağımızı, kime güveneceğimizi şaşırıyoruz. “Montinyak rejimi mi??, “Yoksa Atkinson mı??, “Yoksa İsveç diyeti mi??, “En iyisi 1 hafta detoks merkezine gitmek mi?? ya da “1 hafta sadece lahana çorbası mı içsem?? gibi artan sorularımıza bulamadığımız cevaplarla yolumuzu kaybediyoruz. Tüm bunları deneme-yanılma metotlarıyla uygularken de ulaştığımız sonuç, çoğunlukla başarısızlık ya da olumlu ama geçici oluyor. Sonra yine başa, aynı yere dönüyoruz! Bu kısır döngü içerisinde bir süre sonra yine aynı soruyu kendimize soruyoruz: “Bu sefer ne denesem acaba?? 
Bu yazıda sizlere doğru beslenmek için uyulması gereken besin dağılımından, günlük ne kadar kalori almanızdan ya da haftada 500 gr. vücut ağırlığı kaybetmek için günlük kaç kalori almamız gerektiğinden bahsetmeyeceğim. Doğru ve sağlıklı beslenmek için çok basit bir çözüm önereceğim. Bunu beslenme kültürü olarak benimser ve uygularsanız hem sağlıklı beslenecek, hem de kendinizi her zamankinden çok daha canlı ve formda hissedeceksiniz. Ayrıca hiç kilo almadığınızı, hatta fazla kilolarınızdan hızla kurtulduğunuzu göreceksiniz. Tabii ki formda bir vücut için beslenme ile sporun ayrılmaz bir bütün olduğunu unutmamak gerekir. Bu işin olmazsa olmaz kuralı, herhangi bir yiyecek ya da içeceği tüketmeden önce 2 saniye düşünmek. Tüketmeyi düşündüğünüz madde doğal mı? İçinde şeker var mı? Herhangi bir kimyasal işlem görmüş mü ve içine doğal olmayan bir madde eklenmiş mi? Bu soruların cevabını herhangi bir yiyecek ya da içecek için 2 saniyede verebilirsiniz. Bilmiyorsanız da önemli değil. Çünkü birçok yiyecek ve içecek maddesinin ambalajında yazan prospektüsten bu bilgileri edinmeniz mümkün. 
Doğru ve sağlıklı beslenmek için sadece doğal olanı, kimyasal katkı maddesi eklenmemiş, doğal formu bozulmamış ve basit şeker içermeyen besinleri tüketmeliyiz. Bunu yapmak çok mu zor? İnanın hiç zor değil. 2 saniyen düşünün ve doğru kararı verin. Esiri olduğunuz birçok yapay lezzeti kısa sürede unutacak ve yiyip içtiğiniz doğal besinlerin gerçek lezzetinin farkına varacaksınız. Sağlıklı beslenme ve istediğiniz vücut formuna ulaşmak için öncelikle, bu beslenme tarzını benimsemeniz kaçamayacağınız bir gerçek.